• slideshow1
  • slideshow1
  • slideshow1

Türkiye'de Anlayarak Hızlı Okuma Eğitimi

Türkiye'de  Anlayarak Hızlı Okuma Eğitimi
Hızlı Okuma Kursları

Anlayarak Hızlı Okuma, uygulamada yüzyıllardır var olmasına karşın sistemli hale getirilmesi ve Anlayarak Hızlı Okuma eğitiminin yapılması çok yeni bir durumdur. 1950'li yıllarda gözetleme kulesi görevlilerinin ve pilotların gözlerini hızlı görmeye alıştırmak maksadıyla ‘takistoskop’ adını verdiğimiz bir cihaz yapıldı. Bu cihaz gözün çevikliğini geliştiren bayağı bir mekanizmaya sahipti. Merceği saniyenin 25’te, 50’de ve 100’de biri hızla açılıp kapanan bu araçla, gözcü ve pilotların görme hızlı ve çevikliklerinin artırılabildiği tespit edildi. Daha sonrasında bu durumun tahsile aktarılabileceği düşünüldü ve böylelikle Anlayarak Hızlı Okuma Teknikleri ortaya çıktı.

Türkiye'de  Anlayarak Hızlı Okuma Eğitimi 42 yıldır var; ancak uzun bir dehemmiyet insanoğluın çok fazla dikkatini çekmemiştir. 1998-1999 eğitim öğretim yılından itibaren MEB tarafınca ders olarak okutulmaya başlanmış olup eğitmen yetersizliğinden dolayı vazgeçilmiştir. Bunun yanında özel kurslarla da bu zamanda hızla yaygınlaşmaya adım atmıştır. Bizde elimizden geldiğince bu alana birkaç taş koymayı başarabildiysek ne mutlu bizlere.

Türkiye'de  Anlayarak Hızlı Okuma Eğitimi ciddi bir eğitim faaliyetidir. Öncelikle bilinmesi gereken şey şudur: "Ben asla bir şey yapmasam da kursa katılsam hızlı okuyabilir miyim?" sorusunun cevabı net olarak "HAYIR" dır. Anlayarak Hızlı Okuma Kursumuza sadece katılırsanız Hızlı Okumanın ne olduğunu öğrenebilirsiniz, bu eğitimin mantığını alabilirsiniz; sadece okuma hızınızda ciddi değişimler olmasını sağlayamazsınız. Bu şekilde bir kursa katılmayı düşünen bireyler günde 15-20 dakikalarını bu işe ayırmayı göze almış olmalılar.

Anlayarak Hızlı Okuma Eğitiminin temeli, gözlerin ve Beynin uyum içerisinde çalışmasını sağlamaktır. Kişiler ne kadar yavaş okurlarsa o kadar iyi anlayacaklarını düşünürler; oysa bu düşünce çok yanlıştır. Okumayı yeni öğrenen öğrenciler çok yavaş okurlar; sadece sorulduğunda okuduklarından hiçbir şey anlamadıkları ortaya çıkar. Zihnimiz her süre tam kapasite ile çalışır. Eğer bizler onu yeterince meşgul edemezsek, şu demek oluyor ki yavaş okuyarak zihnimizin büyük bir kısmını boş bırakırsak okuma eylemi dışında birçok şey zihnimizi meşgul edecektir. Nitekim öğrencilerin: "Ders çalışırken Beynime  başka düşünceler geliyor ve kendimi bu düşüncelerden alamıyorum." şeklindeki şikâyetlerinin temeli işte bu noktayla doğrusu zihni yeterince meşgul edememekle ilgilidir. Hepimiz daha hızlı okuyarak zihnimizi meşgul edebilirsek başka düşünceler zihnimizde yer bulamayacak böylelikle daha basit bir yoğunlaşma sağlamış olacağız.

Ders çalışma, kitap okuma, okuma hızı ve anlama benzer biçimde alanlarda gelişim sağlamış oldunuz peki ya sınavlarda?

Sınavlar yaşamızın bir parçası haline geldi. Bazılarımız bu sınavları zorlanarak da olsa geçerken bazıları kapasiteni açığa çıkaramamaktadır. Bu durumu başarısızlık olarak tanımlarsak eğer başarısızlığın birçok sebebi olabilir. En temel neden ise yöntem eksikliğidir. Yöntem bilgisinin eksikliği aslına bakarsak çok yaygın ve eski bir hatadan oluşur. Eğitim sistemimizin son birkaç senenini saymazsak, hep ne öğreteceğine ve ne soracağına odaklanmıştı sistem. Temel sorun ne öğreteceğimiz değil de iyi mi öğreneceğini öğretmek (yapılandırmacı yaklaşım) olarak idraklanırsa bir oldukça mesele ortadan kalkar. Eğitim öğretim süreci içerisinde bireylere binlerce saat ders vererek detayları öğrettiğimiz sistemde “kontrol biçimindeki sınavlarda yöntem ne olmalıdır” sorusunun cevabı için bir kaç saat bile ayırmadığımız açık bir gerçekliktir. Başarısızlık sebeplerinden bazıları sorulara yaklaşım tarzı, probleminin iyi mi okunacağı ve soru stiline aşina olamamak şeklinde sıralanabilir. Eğer “doğru yöntem ve sınav stratejisi” bulunursa sınav başarısı ardından gelecektir.

Doğru yöntemi bulamayan kişilerin kullandığı cümlelerden bazıları:

Sınavda uzun süre kalmak bana zor geliyor.

O sual da yanlış yapılır mıydı?

İşaretleme hataları yapıyorum.

Önce hangi dersten başlasam daha iyi olur acaba?


Yanımda oturanın kitapçıkta benden ilerdeki sayfada olması, imtihan gözetmeninin davranışları vs.


Dikkatimi dağıtıyor.


Çok fazla işlem hatası yapıyorum.


Sınav esnasında bir soruya takıldığımda, başka soruya geçsem de dikkatimi toplayamıyorum.


İmtihan sırasında iki üç soru yapamadığımda moralim bozuluyor.


Her probleminin kendine has bir mantığı vardır. Test çözerken kendi mantığımızla değil probleminin mantığına bakılırsa hareket etmemiz gerekmektedir ve hepsi test teknikleri eğitiminin karşılığıdır. Kişi informasyon birikimiyle sorulara nasıl yaklaşacağını ve soruları iyi mi çözeceğini, hangi yolları kullanacağını, ne kadar süre ayıracağını ve nelere dikkat edeceğini öğrenir.

 

Ücretsiz ön görüşme yapmak için bizden randevu almanız yeterli olacaktır. 

Hızlı Okuma eğitimleriyle ilgili detaylı bilgi için:

İzmir Hızlı Okuma Eğitimi için  0(232) 422 59 54 yâda 0 (535) 667 32 24 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz veya İzmir Hızlı Okuma Eğitimini tıklayabilirsiniz.


İzmir Karşıyaka  Hızlı Okuma Eğitimi için 0(232) 369 50 81 - 0(532) 100 11 65 numarali telefondan ulaşabilirsiniz veya Karşıyaka Hızlı Okuma Eğitimini tıklayabilirsiniz


Denizli  Hızlı Okuma Eğitimi   0 (258) 213 0 999-  0 (532) 100 11 65  numaralı telefondan ulaşabilirsiniz veya Denizli Hızlı Okuma Eğitimini tıklayabilirsiniz.


Antalya Hızlı Okuma Eğitimi için 0 242 323 73 15 yada  0 (505) 445 15 31numaralı telefondan ulaşabilirsiniz veya  Antalya Hızlı Okuma Eğitimini tıklayabilirsiniz.


Muğla Hızlı Okuma Eğitimi 0(252) 213 00 98 - 0 (532) 100 11 65 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz veya Muğla Hızlı Okuma Eğitimini tıklayabilirsiniz.

Bu makale şu konularla ilgili olabilir : - - - - -
Türkiye'de Anlayarak Hızlı Okuma Eğitimi başlıklı 1868 kişi tarafından okundu ve kişi tarafından yorumlandı

Ayrıntılı Bilgi İçin Biz Sizi Arayalım

  
 
 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Bir Yorum Yazın